"ARKA SIRADAKİLER" ADLI TV
DİZİSİNDE
Büktel katkısından bir
örnek:
"47. bölüm"den...

Bülent Emin Yarar'ın canlandırdığı
Kemal hoca,
öğrencilere "kendi hayatlarının
içinden"
bir hukuk dersi çıkarıyor:
"Mavi Sakal"ın kimliğinin
anlaşılacağı, 19 Ekim 2008'de yayınlanacak 47. bölümden

Kemal hoca
hakkındaki seyirci görüşlerini okumak için
tıklayınız:
www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?p=4&cp=all
YADİGAR:
Hocam kaç gündür
“yargısız infaz, yargısız infaz” deyip duruyorsunuz ama, olay
yargıya gittiğinde yargı Ali’yi zaten infaz etmiycek mi? Cezasını
vermiycek mi? Yargı Mavi Sakal’ı cezasız bırakabilir mi? Bırakamaz.
E bu durumda bizim Ali
temiz bi dayağı hak etmedi mi?
Gülüşmeler.
KEMAL:
Ali’nin Mavi Sakal
olduğu yargı kararıyla kesinleşmiş gibi konuşuyorsun, Yadigar. Oysa
Ali Mavi Sakal olmadığını söylüyor.
YADİGAR:
Onun ne söylediğinin
ne önemi var ki, Hocam? Mesela Dizdar da şişman olmadığını söylüyor.
Ama biz Dizdar’a mı inanıcaz, gözümüze mi? Gözümüzle gördüğümüz şu
kilolara ve şu devasa bedene mi?
DİZDAR: Hay bedenim kadar taş düşsün başına!
RIZA: Ufff!... Var ya, bu beddua bi tutar da Yadi’nin başına
Şrek kadar taş düşerse...
İBO: Yadi kağıt helvaya döner valla...
YADİGAR: Madem ki Ali, Mavi Sakal değil, madem ki suçlu o
değil, çıkıp suçsuzluğunu kanıtlasın öyleyse!
KEMAL: Hiç kimse suçsuzluğunu kanıtlamak zorunda değildir
Yadigar! Romalıların saptadığı, Romalılardan beri bilinen ve kabul
edilen evrensel bir kuraldır, bu: Hiç kimse suçsuzluğunu kanıtlamaya
zorlanamaz! Kanıtlamak yükümlülüğü, suçlanan tarafa değil, suçlayan
tarafa düşer. Hiç kimsenin Ali’yi Mavi Sakal olmakla suçlayıp, sonra
da ona “hadi Mavi Sakal olmadığını kanıtla!” demeye hakkı yok. Bunu
derseniz, haksızlık etmiş, hukuk dışına çıkmış, ilkel ve kanunsuz
davranmış, cahillik etmiş olursunuz. Ortada bir suçlama, bir iddia
var ve bu iddiayı kanıtlamak, Ali’ye, yani suçlanan kişiye değil;
suçlayan kişi ya da kişilere, yani sizlere düşer. Siz Ali’nin Mavi
Sakal olduğunu, elle tutulur somut kanıtlarla kanıtlayabiliyor
musunuz?
İBO: Elbette! O kaset kapağı ve depoda bulunan piercing,
Dizdar’ın kiloları gibi, elle tutulur somut kanıtlar değil mi,
Hocam?
DİZDAR: Herkes bana taktı ya!... Benden başka örnek yok mu
kardeşim?
KEMAL: Doğru, o kapak ve piercing elle tutulur, somut
kanıtlar... Ama kesin ve yeterli kanıtlar değil. Çünkü bir başkası
tarafından Ali’yi suçlu göstermek amacıyla belirli yerlere konmuş
olmaları ihtimali var. Bu yüzden, kesin kanıt sayılamazlar. O kaset
kapağı ve piercing, Ali’yi adaletin ve yargının gözünde “şüpheli
şahıs” ya da sanık yapabilir. Ama unutmayın: Ali’ye karşı önyargılı
ve düşmanca hislerle dolu olarak, öfkeden gözü görmeyen bilinçsiz
kişiler gibi bakarsak olaya.. evet, “şüphe”, Ali’nin suçlu olduğuna
karar vermek ve onu şiddetle cezalandırmak, hatta linç etmek için
bize yeterli görünebilir; ama yargı ve adalet için “şüphe”, asla
yeterli değildir. Çünkü yargı ve adalet, öfkeyle değil, soğukkanlı
bir nesnellik ve tarafsızlıkla karar verir. Kararını şüphe üzerine
bina edemez. Yargı ve adalet, suç hakkında karar vermek ve
cezalandırma sürecini başlatmak için, şüpheden çok daha fazlasını
arar. Yüzde yüz kesin kanıtlar arar. Kanıtların kesinliği konusunda
en küçük bir şüphe, nokta kadar bir şüphe varsa, o şüpheyi suçlunun
lehine yorumlar ve suçun sabit olmadığını varsayar. Ve suçu sabit
olmadıkça da her sanığa suçsuz işlemi yapar.
Kısacası, sizler, beyniyle
değil de öfkesiyle düşünen ilkel yaratıklar değilseniz eğer, bir
sanık olarak yarın hapse bile düşse, suçlu olduğuna dair hakkında
kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadıkça, Ali’yi suçsuz saymak
zorundasınız.
Kaldı ki, yargı Ali’nin suçlu
olduğuna karar verse bile, cezayı infaz etmek size değil, yargıya
düşer. At hırsızı suratlı bir takım feodal insanlar bunu kavramak ve
kabul etmek yerine adaleti kendi elleriyle gerçekleştirmeyi tercih
ediyor olabilirler. Ama siz, bu sıralarda yıllarca dirsek çürütmeyi
göze almış eğitimli insanlar olarak, neden onlara, neden ilkel ve
cahil olana özenesiniz?
Sınıf, Kemal’in verdiği hukuk dersini
hiç itiraz edemeden, sessizce hazmetmeye
çalışırken... Keseriz.
BÜKTEL'İN "ARKA SIRADAKİLER"E
KATKILARINDAN BAŞKA ÖRNEKLER OKUMAK İÇİN, LÜTFEN
TIKLAYINIZ!
Yukarıdaki sahnenin yer aldığı "28. bölüm"ü
video olarak izlemek için, aşağıdaki başlığı tıklayabilirsiniz:
"ARKA SIRADAKİLER
28"
Not: youtube kapatıldığı için "Arka
Sıradakiler"in eski bölümlerinin videolarına ulaşılamıyor. Yeni
bölümlerin videoları için
"Arka Sıradakiler"in resmi web sitesine
bakabilirsiniz:
http://www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?cat=5
|