"ARKA SIRADAKİLER" ADLI TV
DİZİSİNDE
Büktel katkısından bir
örnek:
"31. bölüm"den...
Bülent Emin Yarar'ın canlandırdığı
Coşkun Büktel
Kemal hoca
hakkındaki seyirci görüşlerini okumak için
tıklayınız:
www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?p=4&cp=all

Bülent Emin Yarar
(KEMAL HOCA)
 
Barış Atay (SAFFET)
Bülent Çetinaslan (OKTAY)
EK
SAHNE KÜTÜPHANE/KAPI ÖNÜ
--------------------------------------------------------------------------------------------
Saffet ile
Oktay iki ayrı yönden gelip kütüphane
kapısının
önünde karşılaşırlar. Önce saatlerine
sonra
gergin biçimde birbirlerine bakıp içeri
girerler.
EK
SAHNE KÜTÜPHANE İÇİ
--------------------------------------------------------------------------------------------
Kemal,
Saffet ile Oktay’ı görünce çalışmasını
Bırakıp
ayağa kalkar.
KEMAL: A,
saat üç oldu mu? Pekala, hoşgeldiniz! (Kütüphanedeki çocuklara
döner) Arkadaşlar, bize on dakikalığına izin verir misiniz?
BİR ÇOCUK:
Neden, Hocam?
KEMAL:
Lütfen soru sormadan hemen çıkar mısınız? Sizleri ilgilendiren bir
konu değil. On dakika sonra dönebilirsiniz.
Çocuklar
memnuniyetsiz yüzlerle çıkarlar.
SAFFET:
Yalnız olacağımızı sanıyordum, Hocam.
OKTAY: Ben
de.
KEMAL:
Yalnızız işte, herkesi gönderdim. Ha, siz üç kişi değil, iki kişi
olacağımızı sandınız herhalde. Ama ben kaç kişi olacağımızı ikinize
de söylememiştim ki... Sadece “erkek erkeğe bir konuşalım” demiştim.
Sanırım, üç kişi olmamız, erkek erkeğe konuşmamıza engel değil.
Saffet ile
Oktay “Çattık!” der gibi surat asarlar.
KEMAL:
Söyleyin bakalım, kavgayı kim kazandı? Hanginiz daha erkek çıktı?
Saffet ile
Oktay gözlerini Kemal’den
kaçırarak
tavana bakarlar.
KEMAL: Niye
susuyorsunuz? Utanıyor musunuz? Bu kavgayı sonunda övünmek için
yapmadınız mı? Niye ikiniz de utanıyorsunuz? Niye ikinizden biri
çıkıp, “kavgayı ben kazandım” diye övünemiyor? Kavganın amacı kimin
daha erkek olduğunu belirlemek değil miydi?! Öyleyse daha erkek olan
niçin bir adım öne çıkıp bir goril gibi göğsünü yumruklayarak, “ben
daha erkeğim” diye böbürlenemiyor? Kavgayı kazanan taraf kazandığını
niye gururla ilan edemiyor?!! (Bir sessizlik...) Edemez! Niye
mi?! Çünkü böyle ilkel, böyle gayrı insani, böyle hayvani bir
kavganın kazananı olamaz!! Dayağı kimin attığı, kimin yediği önemli
değil! Böyle bir kavgada her iki taraf da ancak kaybeder! Dayağı
atan da, dayağı yiyen de, kaybeder. Masumiyetinden, insanlık
onurundan kaybeder!! Bu kavga, ancak, dayak atanın daha güçlü bir
hayvan, dayak yiyenin ise daha güçsüz bir hayvan olduğunu kanıtlar.
Kısacası, bu kavga, her iki tarafın da hayvan olduğunu kanıtlar. O
nedenle, kafatasının içinde pirzola yerine beyin bulunan gerçek
insanlar böyle bir kavganın her iki tarafını da ancak lanetler!
Uygar bir toplulukta böyle bir kavga, sonucu ne olursa olsun, her
iki tarafa da itibar değil, ancak utanç getirebilir. (Öfkeyle
sesini yükseltir.) Hadi söyleyin: Hanginiz daha erkekmiş sonunda
karar verebildiniz mi?!! Sonunda bu konuyu karara bağladınız mı?!!
Kimin daha güçlü olduğunu, kızı kimin hak ettiğini saptadınız mı?!!
SAFFET: Bu
sefer Oktay’ın şansı yaver gitti ama gelecek sefer-
Kemal’in
tokadı, Saffet’in yüzünde patlar.
KEMAL:
Sus!!!
Kısa bir
sessizlik. Kemal’den hiç beklemedikleri
bu
davranış, Oktay’la Saffet’i şoke etmiştir.
KEMAL: Hâlâ
gelecek seferden bahsediyorsun!!! Gelecek sefer diye bir şey
olmıycak!!! Eğer olursa!!... Eğer olursa!!... (Kendini zorlukla
sakinleştirerek) Hay Allah, size karşı hiçbir yaptırım gücüm
olmadığını, bir an unuttum. Sizi hiçbir şeyle tehdit edemem! Gelecek
sefer olursa, size hiçbir ceza veremem! Sizi hiçbir şeyden mahrum
edemem!! Yalnızca... yalnızca... kendimden başka... Evet, sizi ancak
kendimden mahrum edebilirim. Üstünüzde bir hakkım ya da gözünüzde
bir değerim var mı bilmiyorum ama, eğer gelecek sefer olursa, ikiniz
de beni kaybedersiniz. Benim için artık yok olursunuz. Yüzünüze
baktığımda arkanızdaki duvardan başka hiçbir şey görmem! Bu ne kadar
etkili bir tehdittir, bunu ne kadar ımursarsınız bilmiyorun ama,
size karşı elimdeki tek yaptırım bu: Eğer gelecek sefer olursa, beni
ebediyen kaybedeceksiniz. Size bütün söyleyebileceğim bu!... Evet,
şimdi çıkabilirsiniz. Kapıyı açık bırakın!
Saffet ile
Oktay, söyleyecek bir şeyler ararmış gibi
bir süre
tedirgin bekledikten sonra... çıkarlar.
BÜKTEL'İN "ARKA SIRADAKİLER"E
KATKILARINDAN BAŞKA ÖRNEKLER OKUMAK İÇİN, LÜTFEN
TIKLAYINIZ!
Yukarıdaki sahnenin yer aldığı "31. bölüm"ü
video olarak izlemek için, aşağıdaki başlığı tıklayabilirsiniz:
"ARKA SIRADAKİLER 31"
Not: youtube kapatıldığı için "Arka
Sıradakiler"in eski bölümlerinin videolarına ulaşılamıyor. Yeni
bölümlerin videoları için
"Arka Sıradakiler"in resmi web sitesine
bakabilirsiniz:
http://www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?cat=5
Kemal hoca
hakkındaki seyirci görüşlerini okumak için
tıklayınız:
www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?p=4&cp=all
|