Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

DT repertuar listesinde yer alan ve hiçbir "ilgili" tarafından fark edilmeyerek "Körler Körleri İzliyor" misali tüm ilgili sitelere veba gibi yayılan yanlışlığı düzeltmek için, sayfamızın altındaki, "Çankaya / Refik Halit Karay") başlıklı yazımıza ve sayfanın en altındaki "Banallik ve İlkellik DT'nin paçalarından akıyor!" başlıklı güncelleme yazımıza bakınız!

 

DT'nin tiyatro sanatına yönelik             son ihanet belgesi:

Coşkun Büktel

 

2008-2009 DT REPERTUARI

 

 

DT eski repertuar kurulu başkanı Prof. Özdemir Nutku, nasıl ki Coşkun Büktel'e ve "Theope"ye attığı belgelenmiş iftira için özür dilemeyi reddetmek biçimindeki iftiracı tutumunu akıl almaz bir pişkinlikle, hiç yüzü kızarmadan sürdürüyorsa; DT genel müdürü ve "Nutkugil" Lemi Bilgin de, Büktel'i ve "Theope"yi aforoz ederek DT sahnelerinden dışlamak biçimindeki 20 yıllık, ilkel, iğrenç, ahlak dışı, gerici ve intikamcı DT geleneğini korumayı, akıl almaz bir pişkinlikle, hiç yüzü kızarmadan sürdürdüğü halde; "Cumhuriyetimizin öncü kurumları’ndan Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü" biçimindeki özsüz, asılsız, dayanaksız klişelerle halkı dezenforme etmekten de, doğal olarak, hiç utanmıyor.

Kültür Bakanı Ertuğrul Günay ise, "benim bu ihanet ve rezilliklerden hiç haberim yok, ben bu küçük ayrıntıların çok yükseğinde, çok yüksek bir adamım" dercesine kayıtsız tavrıyla sağır sultan rolünü tercih ederek, aslında, "utanma eşiği"nin sırıkla bile aşılamayacak kadar "yüksek" olduğunu kanıtlıyor. 

İşte DT'nin internet sitesinde yayınlanmış (hiçbir gerçek tiyatrocuya ve tiyatro seyircisine heyecan vermesi muhtemel olmayan) son repertuar listesi ve o listeyi takdim amacıyla "Theope"yi aforoz eden vandallar tarafından yayınlanmış ruhsuz, samimiyetsiz, yapmacık, klişe cümleler... Aynı bildik "vıdı vıdı"...(CB):

     

Kuruluşundan bugüne tiyatro sanatına gönül vermiş, sayısız oyuncu, yönetmen, oyun yazarı ve tiyatro çalışanının sabır ve binbir emekle var ettiği zengin birikimini; yeni eserlerle ortaya koyup, seyircisiyle buluşturmaya hazırlanan, Cumhuriyetimizin öncü kurumları’ndan Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nün 2008 – 2009 Tiyatro Sezonunda sahneleyeceği yeni oyunlar ise:

 

DEVLET TİYATROLARI

2008- 2009 TİYATRO SEZONU YENİ OYUNLARI:

 

YERLİ OYUNLAR

 

YABANCI OYUNLAR

 

OYUN ADI

YAZAR

OYUN ADI

YAZAR

1. Ceza Kanunu

İ.A.Nuri Sekizinci

1. Barış

Aristophanes

2. Pinti Hamit

Teodor Kasap

2. Fırtına

W.Shakespeare

3. Saatleri Ayarlama Enstitüsü

A. Hamdi Tanpınar

3. İki Efendinin Uşağı

Carlo Goldoni

4. Asilzadeler

Ömer Seyfettin

4. Yaban Ördeği

Henrik İbsen

5. Üç Kağıtçı

Orhan Kemal

5. Müfettiş

Gogol

6. Genç Osman

Turan Oflazoğlu

6. Çılgın Dünya

Lope de Vega

7. Dilekçe

Çetin Altan

7. Gazap Üzümleri

john Steinbeck

8. Kerbela

Ali Berktay

8. Mankurt Efsanesi

C.Aytmatov

9. Fosforlu Cevriye

Suat Derviş

9. Troyalı Kadınlar

J.P.Sartre

10. Asiye Nasıl Kurtulur

Vasıf Öngören

10. Galile Galileo

B.Brecht

11. Geveze Berber

Ali Bey

11. Bir Daha Çal Sam

Woody Allen

12. Ziyaretçi

Tuncer Cücenoğlu

12. Aslan Asker Chveik

Jaroslav Hasek

13. Bavul Hikayesi

Rasit Çelikezer

13. Kasimir ile Karoline

Ö. Von Hovath

14. Tensing

Mehmet Baydur

14. Delil Yetersizliği

G.G.Del Tore

15. Kokona Yatıyor

Ali Bey

15. Sevgili Celimar

Eugene Labiche

16. Gecenin Kulları

Dinçer Sümer

16. Akıl Defteri

J. C. Carrere

17. Baton ya da Baton

Ahmet Önel

17. Sokrates’in Son Gecesi

Stefan Tsanev

18. Eşik

Hasan Erkek

18. Macbeth (Cadıların Macbeti)

W.Shakespeare

19. Ayyar Hamza

Ali Bey

19. Beyazıt

Racine

20. Felatun Beyle Rakım Efendi

A. Mithat Efendi

20. Evlenme

Gogol

21. Çankaya

Refik Halit Karay

21. Hortlaklar

Henrik İbsen

22. Tek Işık

Tülay Güngör

22. Tavandaki Kuş

Gos Jean Pierre

23. Çok Orijinal Bir Oyun

Savaş Dinçel

23. İhanet

Mario Fratti

24. Çok Uzak Fazla Yakın

Adalet Ağaoğlu

 

 

 

 

 

 

ÇOCUK OYUNLARI

 

ÇOCUK OYUNLARI

 

1. Saray Önünde (g.o.)

Ünal Akpınar

6. İki Bavul Dolusu

Nedim Buğral

2. Keloğlan Hekimbaşı

C.E. Kavaklıgil

7. Kırmızı Başlıklı Kız

Ulviye Karaca

3. Cıbıl Kurt

Ayhan Akalın

8. Büyümek İstiyorum

Mehmet Akay

4. Harikalar Mutfağı

Haluk Işık

9. Bir Şubat Gecesi

Staffan Göthe

5. Koltuk Sevdası

Özer Tunca

10. Değiştirilmiş Çocuk

Selma Lagerlöf

 

 

Yukarıda aktardığımız repertuar listesinin DT sitesindeki

orijinal sayfasını görmek için lütfen TIKLAYINIZ!

 

 

Çankaya / Refik Halit Karay

 

COŞKUN BÜKTEL

 

Yukarıda bir "ihanet belgesi" olarak nitelediğimiz "2008-2009 DT REPERTUARI"nda, oyunlardan birinin "Çankaya" olduğunu görünce, şaşırmıştık. Böyle bir oyun hatırlamıyorduk. Hele de Kurtuluş Savaşı'na karşı çıkması nedeniyle, Cumhuriyet'in kurulmasından sonra "150'likler" listesine dahil edilip yurt dışına sürülmüş ve Atatürk'ün ölümüne dek yurda dönememiş olan Refik Halit Karay'ın böyle bir oyun ya da kitap yazmış olabileceğine hiç ihtimal vermiyorduk. Bu olsa olsa, Falih Rıfkı Atay'ın Atatürk'le ilgili anılarının bir bölümünü bir araya getirdiği "Çankaya" adlı kitabının ününden nemalanmak üzere, (büyük ihtimalle "kurum içinden") birilerinin (oynanma garantisine güvenerek) o kitabı "oyunlaştırması" ya da (daha önceki benzer örneklerin tümüne bakarak söylersek) "halt etmesi" olsa gerek, diye düşündük.

Ama burası Türkiye'ydi; belli olmazdı; "kurum içinden" biri ya da birileri, ("nasılsa ben sıçsam bile oyun diye oynanır ve bana yazar ücreti ödenir" hesabıyla) Refik Halit'in farklı isimle yayınlanmış herhangi bir metnini "Çankaya" adıyla ve "ben yaptım oyunlaştı" pişkinliğiyle sahneye sürmüş de olabilirdi.

Araştırdık ve ilk ihtimalin geçerli olduğunu, oyun dedikleri şeyin aslında Refik Halit'in herhangi bir eseri değil, Falih Rıfkı'nın "Çankaya"sı olup Falih Rıfkı Atay yerine yanlışlıkla Refik Halit Karay yazıldığını ve "Cumhuriyetimizin öncü kurumları’ndan Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü"nün yaptığı bu gafın, DT sitesi, memurlar.net ve tiyatrodunyasi.com dahil hiçbir site tarafından fark edilmeyerek, "Körler Körleri İzliyor" misali tüm ilgili sitelere veba gibi yayıldığını keşfettik.

Ben tek başıma maaşsız yaşayan ve hayatımı kazanmaya uğraşmak yanında site yayınlayan bir adamım. Onlar ise, yüzlerce maaşlı insanın çalıştığı sözüm ona "koskoca"(!) bir kurum... Niye kimse benim herhangi bir yanlışımı düzeltemiyorken; ben boyuna onları düzeltmek, onların çatıları altında atılmış iftiralarla mücadele etmek zorunda kalıyorum? Hiçbir şey bilmeyen, bilmediğini bile bilmeyen ve sırf devletten beslendikleri için kendilerini seçkin hisseden bu kara cahiller, bir de kalkmış diyorlar ki:

"Kuruluşundan bugüne tiyatro sanatına gönül vermiş, sayısız oyuncu, yönetmen, oyun yazarı ve tiyatro çalışanının sabır ve binbir emekle var ettiği zengin birikimini; yeni eserlerle ortaya koyup, seyircisiyle buluşturmaya hazırlanan, Cumhuriyetimizin öncü kurumları’ndan Devlet Tiyatroları...." cart curt!... "Vıdı vıdı"...

Bu yazıyı da, "Çığ Aslında Nedir Neyi Sarsıyor?" başlıklı yazımın son paragrafıyla bitirmek uygun olacak:    

Sizin gibiler tarafından yapılan tiyatronun, (bırakın seyirciye, Cumhuriyet'e, Filistinli çocuklara filan yararlı olmasını) size, yani "kendinize" bile bir hayrı olmamış. Sizin bunca yıl yaptığınız tiyatronun, ne denli zekâdan ve ahlaktan uzak bir samimiyetsizlik olduğu, bizzat sizin zekânıza, kültürünüze ve karakterinize herhangi bir yarar sağlamamış olmasıyla sabittir. Sizin devlet desteğiyle yaptığınız tiyatronun sizin bütçenizden başka hiçbir şeye yararı yok. Sizin lanse ettiğiniz o "Çığ" denen garabetin de aslında Türkiye'nin imajından başka hiçbir şeyi sarstığı yok. O nedenle, devletin sizin gibiler tarafından yapılan tiyatroyu halkın vergileriyle desteklemesi gerektiği ve bunun bir uygarlık göstergesi olacağı ne zaman iddia edilse, uygarlığın, ormanda bir çapulcu sürüsüne rastlayan bakire bir genç kız misali, ağır bir tecavüze uğradığını hissediyorum. Devlet sizi niye destekleyecek? Siz "Çığ"ları destekleyesiniz ve bu ülkeyi küçük düşüresiniz, diye mi? Devletin halktan aldığı vergilerle "Çığ"ı ve "Çığ"ı destekleyenleri desteklemesi, halkın içme suyuna kanalizasyon akıtması kadar vahim bir yanlış. Bence sizin gibiler tarafından yapılan tiyatronun desteklenmesi, sanatın desteklenmesi anlamına gelmiyor; tam tersine, halkın sömürülmesi/zehirlenmesi anlamına geliyor. Halka ihanet anlamına geliyor.

 

Coşkun Büktel / 28 Eylül 2008

 

GÜNCELLEME: 4 Ekim 2008

Banallik ve ilkellik DT'nin paçalarından akıyor.

Öbür siteler (memurlar.net ve tiyatrodunyasi.com) ya aldırmıyor ya da aktardıkları yanlışın hâlâ farkında değillerken; DT'nin, yukarıdaki uyarı yazımızdan günler sonra da olsa, düzeltme yapmış olması güzel...

Ne var ki, DT'nin bu düzeltmeyi sessiz sedasız yapmış olması, düzeltmenin yapıldığına dair herhangi bir notla okurların aydınlatılmasından kaçınılmış olması; hem okurların gerçeği bilme hakkına saygısızlık, hem de, düzeltme konusunda okurları uyarmış olan bize saygısızlık. Biz, yanlışlığı gösteren yazımızda, okurların yanlışlığı test edebilmesi için DT'nin yanlışlığı içeren sayfasına da link vermiştik. Verdiğimiz linki tıklayarak o sayfaya giren okurlar, sözünü ettiğimiz yanlışlığı orada göremeyince ve yanlışlığın düzeltildiğine dair herhangi bir not ve düzeltene teşekkür de göremeyince ne düşünecekler?

1. Ya bizim okurları dezenforme eden adi ve şerefsiz bir yalancı olduğumuzu

2. Ya da DT'nin, yapılan yanlışı, kedi pisliğini örter gibi, okurlara sezdirmeden örtbas etmeye tenezzül edecek kadar banal bir Cumhuriyet kurumu olduğunu... Cumhuriyet'in yüz karalarından biri olduğunu...

Yalnızca iki ihtimal var ve birinci ihtimal kesinlikle geçerli değil:

Biz, okurları dezenforme eden adi ve şerefsiz bir yalancı değiliz. Tam tersine, bu tür adiliklerin barınamaması için, tiyatromuza hakikat yanlısı etik standartlar getirmenin mücadelesini veren ve bu uğurda bedel ödemeyi göze almış bir kişiyiz.

DT, ya özenli olup yanlış yapmamayı ya da ahlaklı olmayı öğrenmeli! İkisini birden öğrenmesini tercih ederiz ama ahlaklı olmak ne yazık ki öğretilebilen ya da öğrenilebilen bir şey değil. CB