Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

 

 

NİHAYET!!!

 

 

Coşkun Büktel

 

 

(GÜNCELLEME 1 Ağustos 2008: Özdemir Nutku iftirası'ndan üç yıl sonra −12 Temmuz 2008− iftiranın yer aldığı DT koordinasyon toplantısının iftirayla ilgili bölümünün video kaydı nihayet yayınlanabilmiş ve ortaya çıkan CD görüntüleri; o görüntüleri görmeden önce Şahin Ergüney'in hafızasına dayanarak anlattığı iftira olayını, iftiranın kendisiyle ilgili olmayan bazı önemsiz ayrıntılarda −örneğin, toplantıda Ergüney'e müdahale eden kişilerin sayısı hakkında− Ergüney'in hafızasını kelimesi kelimesine doğruluyor olmasa da; "meselenin özünde", Ergüney'in Nutku'ya yönelik iftira suçlamasının tamamen, yüzde yüz, kesinkes, en küçük kuşkuya yer bırakmayacak biçimde, "gerçeği" yansıttığını belgelemiş ve iftirayı güneş kadar apaçık ve net görülebilen bir hakikat haline getirmiştir. O CD görüntülerini −hakikati− ortaya çıkaran da zaten Şahin Ergüney'den başkası değildir.

 

Ne var ki, DT mensubu Ergüney; önce genel müdür Mine Acar'dan, daha sonra da genel müdür Lemi Bilgin'den izin alamadığı için, −ortaya çıktığı günden beri isteyen herkese bizim zaten göstermekte olduğumuz− CD kaydını internette yayınlamamıza uzun süre izin verememiştir. Sonunda, baskılarımızla yıldırdığımız iftira savunucusu isimsiz sapıklar, güneşi yalanlarla sıvayabileceklerine güvenerek, CD kaydını; kimseden izin almaya gerek duymaksızın ve iftirayı örtbas etmeye yönelik her türlü yalanla −"Canbaza bak!" diyen dikkat çelici, hareketli yazılarla− görüntüleri kirleterek ve görüntülere her türlü montaj hilesini tatbik ederek, yayınlayınca −Bakınız: "Yamalı Bohça"− aynı CD kaydını bizim de −tabii ki, montajsız, katkısız, hilesiz olarak− "çıplak görüntülerle", "çıplak gerçek" halinde, yayınlayabilmemiz mümkün hale gelmiştir.

 

Aşağıda sunduğumuz CD kaydında, önce DT sanatçısı Şahin Ergüney'in toplantıda yaptığı 7-8 dakikalık -konumuzla ilgisiz- konuşmasını izleyecek ve toplantının havasını gözlemleyeceksiniz. Ergüney, konuşmasının sonunda Theope konusuna girecek, karşı masadan dramaturg Esen Çamurdan, Ergüney'e Theope konusunda bir cevap verecek ve en son olarak da toplantının yöneticisi Özdemir Nutku, Theope hakkında ortaya atacağı apaçık bir yalanla Theope konusunu kapatacak. CB)

 

 

 

12 Temmuz 2008

 

"ÖZDEMİR NUTKU İFTİRASI”NIN CD’SİNİ, İNTERNETTE İLK KEZ, TÜMÜYLE VE “KILÇIKSIZ” OLARAK, (HAREKETLİ HARFLERLE "CAMBAZA BAKTIRIP" DİKKAT DAĞITAN, KAFA KARIŞTIRAN) YAZILAR VE ALT YAZILAR EKLEMEKSİZİN, “PARAZİTSİZ” OLARAK, NİHAYET, YAYINLAYABİLİYORUZ!

OKURLARIN ZEKÂSINA GÜVENİYOR, OKURLARI CD’NİN “KENDİSİYLE" VE VİCDANLARIYLA BAŞ BAŞA BIRAKIYORUZ!

Konuyu bilmeyen okurlara, Büktel'in "Theope"sinden başka, yeryüzünde yazılmış "Theope" adlı ikinci bir oyunun bulunmadığını hatırlatıyor ve Özdemir Nutku'nun ikinci "Theope" iftirasını örtbas etmek için (CD'nin ortaya çıkmasından önce) uydurduğu diğer yalanları, son sözü Nutku'ya vererek, bizzat Nutku'nun "kendi ifadeleriyle", bir kez daha, aşağıya aktarıyoruz:

Sayın Coşkun Büktel,

Benim hiçbir iddiam olmadı. Size olayı nakleden Şahin Ergüney eksik nakletmiş. Bazan eski belgeleri karıştırırken 17. yy.da yaşamış ikinci sınıf bir yazarın “Theope” adlı bir oyunu olduğunu öğrendiğimi söyledim. (CD'ye bakın bakalım, söylemiş mi?) Üstelik hiçbir imada bulunmadan. Metni görmedim, yalnızca adına eski bir belgede rastladım. Metni görseydim bile, Fransızca bilmediğim için oyunu okuma olanağı bulamayacaktım. Benim bile varlığından haberi olmadığım başka bir Theope'yi sizin de okumamış olduğunuza emin olduğumu belirttim. (CD'ye bakın bakalım, belirtmiş mi?) Bunu yalnızca bilgi olarak verdiğimi, sizin Theope'nizin özgün bir yapıt olduğundan kuşku duymadığımı da ekledim. (CD'ye bakın bakalım, eklemiş mi?)

 

(Kaynak: Nutku, "Coşkun Büktel'e Yanıt")

 

 
Özdemir Nutku konuşma from Cemal Bulunmaz on Vimeo.

 

 

 

İTHAF:

İftiranın (yukarıda sunduğumuz) CD'sini, iftirayı açıklamamıza rağmen, Özdemir Nutku'yu önce başkan, sonra "onur" kurulu üyesi seçmiş olan OYÇED (Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği) üyelerine ithaf ediyoruz.

Çünkü iftiranın CD'sini, yalnızca, balığın nasıl "baştan" koktuğunu teşhir eden bir belge olarak değerlendirmekle kalmayıp, OYÇED üyelerinin "onurları" hakkında fikir veren gayet net bir belge olarak da değerlendiyoruz.

Özdemir Nutku'yla "onur" duyan OYÇED üyelerinden talebimiz, sayılarının 70'ten fazla olduğu açıklanmış bulunan (Bakınız: Erbil Göktaş, "Coşkun Büktel'in ve başkalarının merak ettikleri 1" Yeni Tiyatro, sayı 3, Ocak Şubat 2008, sayfa 23.) bu "onurlu" üyelerin, iki yıldır nedense hâlâ açıklanmamış olan tam listesinin bir an önce açıklanması ve OYÇED'in bir nevi Ku Klux Klan değil, bir "sivil" toplum kuruluşu olduğunun kanıtlanmasıdır. Bunu yapamazsanız, tarihteki yeriniz, ancak "tarihin çöp tenekesi" olacaktır. CB

 

 

Biz yayınlamadan önce:

İsimsiz sapıklar, "Özdemir Nutku iftirası"nın CD'sini...  

(dört bölüme ve bin parçaya bölerek ve Büktel'in CD'yi çarpıttığını kanıtlamak için, "CD ortaya çıktıktan sonra yazılmış" herhangi bir yazısından kaynak göstererek alıntı yapmak yerine; "CD ortaya çıkmadan önce", yani "yalnızca Şahin Ergüney'in hafızasına dayanarak" yazılmış yine de "meselenin özüne" ilişkin hiçbir hata içermeyen, "ilk" yazısından, evet, Büktel'in yalnızca o "CD öncesi" ilk yazısından, bazı cümleleri ve kaynağını asla belirtmeksizin cımbızlayarak ve iftirayı görünmez kılma amacıyla türlü şebeklikler yapıp her türlü montaj hilesine başvurarak, karmakarışık bir yamalı bohça halinde ve bu yamalı bohça'yı "orijinalden birebir" yalanıyla takdim ederek)

...güya yayınladılar.

(Bakınız: Hela gibi çift "oo"lu tiyatrooyun.org. Direkt link veremiyoruz çünkü yayınladıkları iftiraları, hatta yayınladıkları siteleri bile, kısa süre sonra silip yok ediyorlar. Okurlara yanlış link veriyor durumuna düşmek istemiyoruz.)

 

İsimsiz sapıkların örtbas etmek için ellerinden gelen her türlü şebekliği deniyor ve hiçbir sahtekarlıktan kaçınmıyor olması da bir kez daha kanıtlıyor ki...

...gözden kaçırmamakta büyük yarar var: 

 

Meselenin Özü  

(11 Temmuz 2008)

 

 

1) Özdemir Nutku, "Theope" adlı ikinci bir oyunun yazılmış olduğunu söylemektedir.

 

2) Yeryüzünde "Theope" adlı ikinci bir oyun yazılmamıştır.

 

3) Bu, demektir ki, Özdemir Nutku, Coşkun Büktel'e açıkça iftira atmıştır.

 

4) İftira iyi niyetle atılmaz.

 

5) Olayla ilgili somut veriler (Bakınız: Özdemir Nutku Skandalı) ve Nutku'nun ilk yalanı örtbas çabasıyla sonradan söylediği (ve CD'nin ortaya çıkmasıyla yalan oldukları anlaşılmış) diğer yalanlar (Bakınız: Nutku. "Coşkun Büktel'e Yanıt") ve Büktel'den hâlâ özür dilememiş olması, Nutku'nun iyi niyetli olmadığını zaten ayrıca kanıtlamaktadır.  

 

 

 

DT dramaturgu Esen Çamurdan'ın, "iftira CD'sinde" yer alan

"Biz Theope'yi  İstanbul DT'de sahneleyecektik ama o zamanlar Coşkun Büktel bize çok zorluk çıkardı, sahneleyemedik"

iddiasının esbabı mucibesi, Büktel'in 14 Ocak 1990'da yazmış ve 17 Temmuz 2008'de bu sitede yayınlamış olduğu günce metninde açıkça anlaşılmaktadır

 

THEOPE'Yİ YÖNETMEK İSTEYEN DT YÖNETMENİ CAN GÜRZAP'LA, DT DRAMATURGU ESEN ÇAMURDAN'IN ODASINDA NELER KONUŞTUK  

 

Coşkun Büktel                                               17 Temmuz 2008

(...) "Bakın, Can Bey" dedim, "bu oyunda tekrarlar olduğunu söyleyenler daha önce de çıktı. Esen Hanım da dahil olmak üzere şu anda adını hemen verebileceğim dört kişi, bana bu oyundaki tekrarları göstermeye söz verdiler. Tekrar okuyup tekrarları saptayacaklardı. Hepsi benden mühlet istediler. 'Bana bu hafta dokunma öbür hafta konuşuruz' gibi laflar ettiler. Esen Hanım bir ay sonraya attı. Aradan aylar geçti. Esen Hanım'la anlaşmamızın üstünden sekiz ay geçti. Ama hâlâ kimse bana bu oyundaki tekrarları göstermeye yanaşmadı."

Esen mırın kırın etti. Bana öyle bir söz vermediğini söyledi.

"Söz vermediniz. Öyle konuştuk. Öyle dediniz" dedim.

"Yani senden kaçıyoruz filan sanma" dedi.

"Ben hiçbir şey sanmıyorum, yalnızca ne olduğunu anlatıyorum" dedim. (...)

1990'DA YAZILMIŞ METNİN TAMAMINI VE BÜKTEL'İN GÜNCEL YORUMUNU OKUMAK İÇİN...

LÜTFEN TIKLAYINIZ!

 

BAZI LİNÇÇİLERİN KASITLI OLARAK YARATMAYA ÇALIŞTIĞI KAFA KARIŞIKLIKLARINI GİDERMEK İÇİN NETLEŞTİRELİM:

Yayınladığımız video görüntüsü ve "Geri Zekâlılar İçin Alfabe Düzeyinde Özdemir Nutku Skandalı Rehberi" başlıklı yazımızdan sonra hâlâ

"Evet, ikinci bir Theope oyunu var"

diyen birisi varsa, bilinsin ki, yalancı orospu çocuğunun tekidir.

 

GÜNCELLEME 21 Temmuz 2009:

Yukarıdaki yazıyla ilgili olarak, avukat arkadaşım Yavuz Erinal bugün İzmir'den beni aradı

Selam sabah faslından sonra Yavuz'la aramızda mealen ve özeten şöyle bir konuşma geçti:

— Bana bak, "ikinci bir Theope oyunu var" diyenlere, çok sert girmişsin. Eğer ikinci bir Theope oyunu gerçekten varsa ve "var" diyenler seni mahkemeye verirlerse, haberin olsun: Hakim ilk celsede tazminatı basar ve davacılar donuna kadar her şeyini alırlar.

— Merak etme ikinci bir Theope oyunu yok.

— Ben bi uyarayım, dedim.

— Teşekkür ederim ama gönlünü ferah tut! İnsanları yanıltmak için ikinci bir Theope oyunu varmış gibi bir izlenim yaratmaya çalışanlar var ama hiç kaygılanma!... İkinci bir Theope oyunu  gösteremeyecekleri için asla mahkemeye gidemezler. CB

 

 

 

 

SORU:

Aşağıdaki cümlelerden hangisi Özdemir Nutku tarafından otuz kişilik DT koordinasyon toplantısında söylenmiş cümlenin tıpa tıp ta kendisidir?

1. "Kesinlik içeren bir ifade kullanmak istemem ama, Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun olduğunu hatırlar gibiyim."

2. "Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyunun varlığına dair bazı duyumlar aldım."

3. "Belleğim beni yanıltmıyorsa, Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun bulunduğunu sanıyorum.."

4. "Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun bulunduğu kulağıma çalındı."

5. "Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun bulunması çok muhtemeldir."

6. "Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun bulunduğuna dair bazı söylentiler duydum."

7. "Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun mu varmış ne..."

8. "Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var."

CEVAP: Nutku'nun kurduğu doğru cümle, 8. şıktaki "kesin" olan cümledir:

"Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var." (Kanıt için tıklayınız: Nutku'nun konuşmasının CD kaydı.) Ve bu cümle kesin bir yalan, kesin bir iftiradır.

Nutku'nun toplantıda tam olarak ne dediğini "tırnak içinde" aynen aktarmak ya da dediklerinin CD kaydına link vermek yerine; okurlara Nutku'nun dedikleri üzerine uydurdukları kendi yalanlarını aktarmayı tercih eden vandallar sıkı çalışıyor ve iftiralarını tüm internete yayıyorlar. Kısacası, Türk tiyatro camiamızda, "Büktel'e ve Theope'ye atıldıktan sonra iftiranın bile başımızın üstünde yeri var" diyecek kadar çürümemiş temiz insanlar eğer hâlâ daha kaldıysa; o insanlar, dezenformasyona karşı çok uyanık olmalılar. Büktel ve Theope hakkında, bizzat Büktel'in sözleriyle (ve o sözlerin bizzat Büktel'in sitesinde yer aldığı sayfaya link verilerek) belgelenmiş olmayan hiçbir iddiayı kaale almamalı ve  Nutku'nun kendi sözlerini mutlaka dinleyip, o sözlerin kanıtladığı şu gerçeği kesinlikle unutmamalılar:

Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyunun "var" olduğundan bahsederken Nutku'nun "kesin konuşmadığını" söyleyenler; Nutku'nun iftira suçunu örtbas etmeye çalışarak iktidarın tiyatral putlarına sadakatini kanıtlayıp tiyatro çevresinde kariyer (ya da "ticaret") yapmaya uğraşan, sırf bu amaçla Nutku'nun gönüllü hınk deyiciliğine soyunmuş, linççi ve iftiracı, yalaka vandallardır.

COŞKUN BÜKTEL

 

Yalnızca Mustafa Demirkanlı'ya değil; linç imzacısı 1100 vandalın tümüne açık, "büyük fırsat": 

"16. Yüzyılda Fransa'da yazılmış Theope adlı bir oyun var" diyen Özdemir Nutku'yu iftira suçundan aklamak için, "Evet, ikinci bir Theope oyunu var" diyecek; ama  bunu yalnızca dedikodu gibi söylemekle kalmayıp arslanlar gibi "belgeleyecek" herhangi bir vandal çıkarsa; o vandalın imzaladığı linç bildirisinde yer alan "iftira" suçlamasını kabul  edecek ve asıl iftiracının Özdemir Nutku ve linç imzacıları değil, ben  olduğumu Taksim meydanında avaz avaz bağırarak ilan edeceğim! 

Madem Hilmi Bulunmaz ve Coşkun Büktel'i kepaze etmek için Genco Erkal dahil 1100 kişi imza verebiliyor; 1100 kişilik bir ekip için, ikinci Theope oyununun kendisini ya da belgesini bulmak o kadar zor olmasa gerek. İşte fırsat: İçlerinden bir tane, 1100 kişiden bir tane "adam" çıksın da, ikinci Theope oyununun belgesini göstererek, imzaladığı bildiride bize (Bulunmaz ve  Büktel'e) yönelik iftira suçlamasının iftira olmadığını (ve dolayısıyla kendisinin bir iftiraya imza atmadığını) belgelesin bakalım.

Ama ben baştan söylemiş olayım: İçlerinden böyle bir "adam", (1100 kişiden bir tek "adam") çıkacağına inanmıyorum. Çünkü belgelemek, iftira atmak kadar kolay değildir. Belgelemek, "bizim" işimiz.

COŞKUN BÜKTEL

NOT: Kendileri linç bildirisini imzalamadıkları halde, dergisine çarşaf çarşaf ilanlar vererek linç kampanyası elebaşısı Mustafa Demirkanlı'nın yalan ve iftiralarını destekleyen ve "suni yemle" besledikleri Demirkanlı'yı üstümüze salan kültür bakanı Ertuğrul Günay ile DT genel müdürü Lemi Bilgin de, ya bizzat kendileri araştırarak ya da kuracakları ekiplere araştırtarak, sunduğumuz bu "büyük fırsatı" değerlendirip ikinci Theope oyununun belgesini bulabilir; böylelikle, hem bizim iftiracı olduğumuzu, hem destekledikleri  linççilerin iftiracı olmadıklarını, hem de kendilerinin (vatandaş parasıyla) iftiracı beslemediklerini kanıtlamış olabilirler.

Evet, sevgili linççiler, hodri meydan:

Bulun Özdemir Nutku'nun söylediği ikinci Theope oyununu, "Lemi Bilgin ve Ertuğrul Günay iftira destekçisi değildir; Mustafa Demirkanlı ve linç imzacıları iftiracı değildir; asıl iftiracı benim!!!" diye anırayım Taksim'in göbeğinde... Hem de hoparlörle.

Ama ikinci Theope oyununu ya da belgesini bulamazsanız, size artık yalnızca, bizi iftirayla suçlayan o bildiriyi ve o bildiriye attığınız imzaları nerenize sokacağınızı bulmak kalıyor.