|
"ÖLÜLERİ
GÖMÜN" SKANDALI: 1

NELER OLMUŞTU?
Coşkun Büktel
Aşağıdaki yazı, tümüyle, Kemal Kocatürk'e karşı yazılmış,
"Kişneyen
Konsülün 'A, Kuşa Bak!' Taktiği" başlıklı uzun polemik
yazımızın, "Ölüleri Gömün" adlı oyun çevirimizle ilgili bölümüdür. "Ölüleri
Gömün" skandalının günümüzdeki aşamalarını aktarmaya başlamadan
önce, skandalın geçmişini hatırlatmayı uygun buluyoruz.
(...)
Ben,
Kenan Işık iktidarına, dünyanın en etkili savaş karşıtı oyunu olan (İkinci
Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde Amerika’da yapılan savaş karşıtı
oyunlar yarışmasında birincilik kazanmış) “Ölüleri Gömün”
adlı oyunu önermiştim? “Ölüleri Gömün”, “Eleştiren Oyunlar”
(Dramatik Yayınlar, 1998) adıyla yayınladığım oyun antolojisinde yer
alıyordu. Irvin Shaw’dan kendi emeğimle ve her zamanki özenimle
çevirdiğim bu oyun, Devlet Tiyatrosu repertuar kurulunun (beni
günahları kadar bile sevmeyen) üyelerince dahi beğenilerek,
repertuara alınmıştı. (Ama “Theope” gibi, “Ölüleri Gömün” de,
DT’de hâlâ sahnelenmemiştir.) Şehir Tiyatrosu’ndaki Kenan Işık
yönetiminin repertuar kurulu ise, “Ölüleri Gömün”ü repertuara
bile almadı; hiçbir gerekçe göstermeksizin, (tekrar ediyorum,
gerekçe göstermek gereğini bile hissetmeksizin) “Ölüleri Gömün”ü
reddetti.
Bu ret
üzerine; Gürkan Gür, Cevat Çapan, Nâlan Örgüt, Cuma Boynukara, Şahin
Ergüney, Altan Erkekli, İlhan Kantarcı, Özlem Ersönmez, Hamdi Alkan,
Metin Coşkun, Toros Öztürk, Memet Baydur, Selçuk Erez ve (kendisini
“Sanata Evet Diyen Vandallar” adlı o uzun yazımda kıyasıya
eleştirmiş olduğum halde) Mehmet Ege; verdikleri demeçlerle, Büktel
tarafından yapılan “Ölüleri Gömün” çevirisinin mükemmelliğini
onaylayıp, “Ölüleri Gömün”ün Kenan Işık ya da FP
iktidarınca reddedilmesini, Şehir Tiyatrosu repertuarından
dışlanmasını, protesto etmişlerdi.
(GÜNCELLEME: Yukarıdaki paragrafta adlarını verdiğimiz
sanatçı ve entelektüellerin "Ölüleri Gömün"e dair neler söylediğini,
"Ölüleri Gömün skandalı" adlı bu dosyamızın 2 numaralı yazısında
okuyacaksınız.)
Kenan
Işık yönetiminin “Ölüleri Gömün”ü reddetmesinden sonra, ben,
adlarını verdiğim 15 tiyatrocu ve yazarın destek demeçlerini de
içeren, zehir zemberek bir yazı yazmış ve Papirüs dergisinde
yayınlamıştım. (Bakınız: Coşkun Büktel, “Türkiye Cumhuriyeti’nin
Devlet Tiyatrosu ‘Evet’ Dedi; Fazilet Partisinin Şehir Tiyatrosu,
‘Hayır’ Diyor”. Papirüs, Mart 2000. Bu yazı, “Yönetmen
Tiyatrosuna Karşı” Kaknüs Yayınları, 2001. başlıklı kitabımda da
okunabilir: Sayfa 315-325.)
(GÜNCELLEME:
Bu yazı, dosyamızın 2 numaralı yazısı olacaktır.)
Daha
sonra o sert yazımın çıktığı Papirüs dergisini resmi bir dilekçeye
ekleyerek, Kenan Işık yönetimine sunmuştum. “Yönetmen Tiyatrosuna
Karşı” başlıklı kitabımda da, hem sözünü ettiğim o sert yazıya,
hem de söz konusu resmi dilekçeme yer vermiştim. Şimdi o dilekçemin
tam metnini burada Kocatürk’ün gözüne sokayım da, iktidar nimetleri
için değil, halkın yararı için “sanat yapmayı” talep eden gerçek
sanatçılar, halk düşmanı iktidarlara nasıl davranırmış, öğrensin:
DİLEKÇE
1
Haziran 2000
İstanbul
Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği’ne
Sayın ilgili;
Mart 2000 tarihli
Papirüs dergisinde yayınlanmış olan yazımı size bu dilekçenin eki
olarak sunuyorum.
Ekteki o yazıda
göreceğiniz üzere, benim Irvin Shaw’dan çevirdiğim “Ölüleri Gömün”
adlı oyun, gerek ele aldığı tema, gerek konu, gerek işleniş ve gerek
çeviri olarak, çok önemli ve mükemmel bir metindir.
“Ölüleri Gömün”ün
mükemmelliği; yalnızca DT edebi kurulu tarafından kabul edilmiş
olmasıyla değil; yalnızca (bu metni okuyup bu konuda demeç veren)
saygın ve bağımsız 15 tiyatro insanının destek imzalarıyla da değil;
ama aynı zamanda (bu dilekçenin eki olarak okuyacağınız) Mart 2000
tarihli yazıma bugüne dek en küçük bir itirazın yapılamamış
olmasıyla da; onanmıştır.
Kısacası, “Ölüleri
Gömün”, yalnızca, mükemmelliği pek çok değerli imzayla tescil
edildiği için değil; mükemmelliğine hiç kimse toz konduramadığı için
de, mükemmel bir oyun ve mükemmel bir çeviridir.
Öyleyse,
kurumunuza önerdiğim “Ölüleri Gömün” adlı bu mükemmel çeviriyi, “hiçbir gerekçe göstermeden” reddetmiş olmanız; (kurumunuza ve şahsınıza
yönelik eleştiri yazılarım yüzünden) bana karşı beslediğiniz
bireysel husumetten başka hiçbir nedenle açıklanamaz.
Bu durum,
eleştireni eleştiriyle pişman etmek ustalığına ya da eleştiriye
tahammül etmek olgunluğuna henüz kavuşamadığınızı ve (daha da
kötüsü) bireysel husumetlerinizi, İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun
menfaatlerinden daha önde tuttuğunuzu, açıkça kanıtlamaktadır.
“Ölüleri Gömün”
gibi mükemmel fırsatları, bireysel husumetleriniz yüzünden geri
tepmekle sizler; İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun önünü tıkamakta, geleceğini karartmakta; Türk tiyatrosunun, Türk seyircisinin,
kısacası (kendisine mükemmel hizmet vermeye mecbur ve memur
olduğunuz) Türk halkının, manfaatlerini baltalamaktasınız.
Ve bence, Türk
tiyatro tarihine “halk düşmanı” olarak yazılmak istemiyorsanız, bir
an önce kendinizi aşmalı ve (benden nefret etmek hakkınızı
kullanmaya devam etseniz bile) nefretinizin sizi yönetmesine imkân
tanımamalısınız.
Bu dilekçenin ekindeki yazının ve bu dilekçede belirttiğim hususların, bana karşı
husumetinizi körüklemek yerine, sizde bir aydınlanma yaratmasını (en safiyane biçimde) ummaya çalışarak; bugün makamınıza yeni bir
dilekçeyle yeniden başvuruyorum.
Sizden iki dileğim
var:
Kurumunuza
önerdiğim çeviri oyunların, yeniden ve daha sağlıklı bir
haletiruhiye içinde incelenmesi;
Kurumunuzun
yönetmen kadrosuna dahil edilmem için gerekli işlemlerin yapılması.
Bu iki dileğimi,
bireysel husumetlerinizi aşarak, tiyatronun ve halkın menfaatleri
doğrultusunda değerlendireceğinizi, bütün samimiyetimle ummaya
çalışıyor; ama cevabınız ne olursa olsun, bu dilekçenin nafile bir
çaba olarak değil, tarihsel bir belge olarak, yarına kalacağına
kesinlikle inanıyorum.
Türk tiyatrosunun
esenliği adına makamınıza saygılarımı ve başarı dileklerimi sunarım.
(Coşkun Büktel,
“Yönetmen Tiyatrosu’na Karşı” Dramatik Yayınlar, 2001. Sayfa
327-328.)
Bu dilekçemin
akıbetini,
“Yönetmen Tiyatrosu’na Karşı”
adlı kitabımın dilekçe bölümünden hemen sonra, şu notla
açıklamıştım:
Not:
İstanbul Şehir
Tiyatrosu’nun resmi yetkilileri (Genel Sanat Yönetmeni Kenan Işık
veya Repertuar Kurulu Başkanı Şenol Demiröz) Coşkun Büktel’in
yukarıdaki resmi dilekçesini cevaplamamışlardır. Coşkun Büktel söz
konusu olduğunda, resmi yetkililer, resmi görevlerini bile yerine
getirmiyor.
Resmi görevlerini
yerine getirmeyen yetkililer, Fazilet Partili Belediye Başkanından
aldıkları destekle, resmi makam koltuklarını görev yapmadan işgal
etmeye devam ediyor. Fazilet Partisi’ne oy veren insanların çoğu, bu
ahlâksızlığı, hiç farkına varmadan, bilinçsizce, bilmeden,
desteklemiş oluyor.
Tabii, Coşkun
Büktel’in yazılarını (hatta dilekçelerini) aforoz eden yönetim ve
repertuar kurulu üyeleri, gazete ve dergi editörleri, insanların
tiyatromuza ilişkin bilinçsizliğinden hiç şikayetçi değiller; çünkü
insanların bilinçsizliğini, bilinçle, “bile bile” kullanıyor; o
bilinçsizlikten yararlanıyor, menfaat sağlıyorlar.
Hepsini tarihin
takdirine emanet ediyor, tarih taksiratlarını affetsin diyorum.
(Coşkun Büktel,
“Yönetmen Tiyatrosu’na Karşı” Dramatik Yayınlar, 2001. Sayfa
329.)
(...)
GÜNCELLEME (23 Haziran
2007): "İnsanların
tiyatromuza ilişkin bilinçsizliğinden hiç şikayetçi" olmayanlar
arasına, bugün, (başta tiyatrom.com, tiyatrodergisi.com.tr,
tiyatroevi.com, tiyatronline.com olmak üzere) internetteki tüm
tiyatro sitelerinin yöneticilerini de dahil etmemiz gerek.
"ÖLÜLERİ
GÖMÜN" SKANDALI:
Yazıların tümü Coşkun Büktel tarafından yazılmış ve tarih sırasıyla
sıralanmıştır.
1.
Neler Olmuştu?
2.
Devlet Tiyatrosu "Evet" dedi, Şehir Tiyatrosu
"Hayır" diyor
3.
Büktel'in dilekçesi ve Şehir Tiyatrosu'nun
"cevabı"(!)
4.
2003 Yılındaki bir röportajda neler demiştim?
5.
Skandal konusunda Mustafa Demirkanlı'nın
iftiralarını Hilmi Bulunmaz nasıl yanıtladı?
6.
2007 Yılındaki Vatan gazetesi röportajında
neler dedim (demiş oldum)?
7.
KÜltür Bakanı Ertuğrul Günay, DT Genel Müdürü Lemi Bilgin'i Derhal
Görevden Almalıdır
8.
Firuzan
Tercan Olayına dair Büktel Yorumuna Sansür
|