Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

 
 

 

THEOPE POLEMİĞİ : 3

 

 

 

“THEOPE” ÜZERİNE

ÖZDEMİR NUTKU’YA YANIT

 

 

 

 

Şahin Ergüney

 

 

 

 

 

(Bu yazı, İnsancıl dergisinin Şubat 2006 tarihli  sayısında da yayınlanmıştır.)

 

 

Sayın Özdemir Nutku,

Tiyatro sanatıyla ilgilenen hemen herkes, yazdığınız ve çevirdiğiniz yapıtları okumuş, onlardan yararlanmıştır.

Devlet Tiyatroları Edebi Kurulu’ndaki varlığınızı önemseyen ve bunu tiyatromuz adına kazanç sayan bir Devlet Tiyatrosu oyuncusu olarak; Mayıs 2005’te yapılan Devlet Tiyatroları Koordinasyon toplantısında sizinle aynı çatı altında çalışma şansım oldu. Sizin başkanı olduğunuz o toplantıda on beş yıl önce kuruldan geçmiş olmasına karşın bir türlü sahnelenmeyen, Coşkun Büktel’in “Theope” adlı oyununu, bu vesile ile gündeme getirdim. Bunu yaparken, “Theope”nin her bakımdan yetkin bir oyun olduğunu, dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım. (Geçen yüzyılda, İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda, Ali Taygun'un rejisiyle sahnelenen bu oyunun, Coşkun Büktel’in deyişiyle “vandalca budanarak” tanınmaz hale getirildiği herkesin malumudur. Pek çok tiyatrocu ve tiyatroseverin bu konudaki ortak görüşü, “Theope” ye haksızlık edildiği yolundadır.) Bu oyunu, sizin başkanlığınızdaki bir toplantıda gündeme getirirken amacım, “Theope”nin Devlet Tiyatrolarınca sahnelenmesi için sizden destek geleceği konusundaki safiyane inancımdı.

Sonuç hiç de beklediğim gibi olmadı!

Devlet Tiyatroları Disiplin Kurulu Sanatçı Temsilcisi sıfatıyla katıldığım toplantıda, tiyatro festivalleri üzerine düşüncelerimi anlatmaya çalışmış ve ayrıca repertuar üzerine kendimce eleştiriler getirmiştim. On dakikayı geçmeyen bu konuşmamım son iki dakikasında, “Theope”den söz etmeye kalkmıştım ki, siz konuşmamı kesmiş ve 16. yüzyılda, Fransızca yazılmış başka bir “Theope”nin varlığına işaret etmiştiniz: “...özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar... Aradaki benzerliği görmek için ....”

Sizin gibi bir bilim adamının sözlerinden sonra “Theope” üzerine konuşmak, onu savunmaya kalkışmak haddime değildi elbet. ( Zaten siz de, çoktan sözü benden alıp başkasına vermiştiniz.) Siz düpedüz, “Theope”nin çalıntı olabileceğini ima ediyor ve sayıları otuzu geçen tiyatro insanı önünde bunu söyleyebiliyordunuz. Mutlaka bir bildiğiniz vardı! “Theope” den ve onun yazarı Coşkun Büktel’den ilk kez kuşkulandım! Sizden başka hiç kimsenin bilmediği bu gerçeği, asıl muhatabına, yani oyunun yazarına –sizin deyişinizle– naklettim.

Sonraki gelişmeleri biliyorsunuz. Büktel ve arkadaşları –sizin koordinasyon toplantısında 16. yüzyılda yazıldığını söylediğiniz, Büktel’e cevabi yazınızda ise, nedense 17. yüzyıla taşıdığınız– Fransızca “Theope” için hummalı bir araştırmaya giriyorlar ve bir şey bulamıyorlar. Büktel, her zamanki üslubuyla sizi kanıtlamaya veya özür dilemeye çağıran bir yazı yayımlıyor. Siz de “Tiyatro Keyfi” sayfalarında kısa bir yanıt veriyorsunuz ve “...size olayı nakleden Şahin Ergüney eksik nakletmiş” diyerek, topu benim kafama çarptırarak, taca atıyorsunuz.

Ben bu “ eksik nakletmiş” sözünü ciddiye aldım. Toplantı sonrasında aldığım notlar yanlış ya da sizin de söylediğiniz gibi “eksik” olabilir düşüncesiyle, o günkü toplantının beni ve sizi ilgilendiren bölümünün kaydına ulaşmaya çalıştım. Şimdi elimde on dakikalık bir VCD var. Bu VCD, sizin benim konuşmamı keserken, sonra da “Theope” üzerine malum yorumunuzu yaparkenki olumsuz tavrınızı, öylesine iyi yansıtıyor ki... Neyse, bu işin görüntüsel boyutu, yoruma açık olabilir diye düşünebiliriz. Ama bir de sözleriniz var, kendi sesinizden... “Theope” konusunda, kelimesi kelimesine, aynen şöyle buyuruyorsunuz hocam:

“....şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum. Fransızca’da 16.yüzyılda yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”

Akademisyen kişilerin sözleri “konularının hakimi olarak” çok önemsenir. Yukarıdaki sözleriniz eğer bir belgesi yoksa, bir bilim adamı için sorumluluk gerektiren bir iddiadır. Kaldı ki, siz bu konuşmanızı herhangi bir kahve sohbetinde değil Devlet Tiyatroları Koordinasyon Toplantısı’nda yapıyorsunuz. Konu ile ilgilenen herkes, bu iddianın kanıtlarını sizden bekleme hakkına sahiptir. Tiyatro tarihi de, tiyatro tarihi yazmış bir bilim adamından bunu bekleyecektir.

Saygılarımla.

Şahin Ergüney

 

(Not: Özdemir Nutku bu yazıya cevap vermemiştir.)

 

(GÜNCELLEME 1 Ağustos 2008: Özdemir Nutku iftirası'ndan üç yıl sonra −12 Temmuz 2008− iftiranın yer aldığı DT koordinasyon toplantısının iftirayla ilgili bölümünün video kaydı nihayet yayınlanabilmiş ve ortaya çıkan CD görüntüleri; o görüntüleri görmeden önce Şahin Ergüney'in  hafızasına dayanarak anlattığı iftira olayını, iftiranın kendisiyle ilgili olmayan bazı önemsiz ayrıntılarda −örneğin, toplantıda Ergüney'e müdahale eden kişilerin sayısı hakkında− Ergüney'in hafızasını kelimesi kelimesine doğruluyor olmasa da; "meselenin özünde", Ergüney'in Nutku'ya yönelik iftira suçlamasının tamamen, yüzde yüz, kesinkes, en küçük kuşkuya yer bırakmayacak biçimde, "gerçeği" yansıttığını belgelemiştir. O CD görüntülerini ortaya çıkaran da zaten Şahin Ergüney'den başkası değildir. Ne var ki, DT mensubu Ergüney, önce genel müdür Mine Acar'dan, daha sonra da genel müdür Lemi Bilgin'den izin alamadığı için, −ortaya çıktığı günden beri isteyen herkese zaten göstermekte olduğumuz− CD kaydını internette yayınlamamıza uzun süre izin verememiştir. Sonunda, baskılarımızla yıldırdığımız isimsiz sapıklar, güneşi balçıkla sıvayabileceklerine güvenerek, görüntü kaydını, izinsiz biçimde ve iftirayı örtbas etmeye yönelik türlü montaj hileleriyle yayınlayınca −Bakınız: "Yamalı Bohça"− aynı CD görüntülerini bizim de −tabii ki, montajsız, katkısız, hilesiz olarak− "çıplak gerçek" halinde, yayınlayabilmemiz mümkün hale gelmiştir. −Bakınız: "Nihayet!!!". CB)

 

Polemiğin devamı (4. yazı):

Can Doğan, BİTMEZ TÜKENMEZ VE VANDALCA BİR GEYİK MUHABBETİ: THEOPE 

 

Özdemir Nutku ve OYÇED skandalı'nın tarihçesini kavramak için, (Büktel tersini tercih ettiği halde, çoğu coskunbuktel.com'dan başka hiçbir yerde yayınlanmamış) aşağıdaki yazılara bir göz atmanız yeterlidir:

(Eskiden yeniye doğru tarih sırasıyla)

 

 

ÖZDEMİR NUTKU YALAN SÖYLEMEDİYSE BELGE GÖSTERMELİDİR

Coşkun BÜKTEL / Eylül 2005

 

COŞKUN BÜKTEL’E YANIT

Özdemir NUTKU / Eylül 2005

 

“THEOPE” ÜZERİNE ÖZDEMİR NUTKU’YA YANIT 

Şahin ERGÜNEY / Ekim 2005

 

ÖZDEMİR NUTKU İNSANLARIN YÜZÜNE NASIL BAKABİLİYOR?

Coşkun BÜKTEL - 5 Temmuz 2006

 

İNSANLAR ÖZDEMİR NUTKU'NUN YÜZÜNE NASIL BAKABİLİYOR?                             Coşkun BÜKTEL - 19 Temmuz 2006

 

İNSANLAR BİRBİRLERİNİN (VE ÇOCUKLARININ)  YÜZÜNE NASIL BAKABİLİYORLAR?

Salih COŞKUN - 3 Ağustos 2006 

 

PINTER, BRECHT, NÂZIM VE DİĞERLERİNE HAKARET ETMEYİN!  

Coşkun BÜKTEL - 16 Ağustos 2006

            

OYÇED YAZARI OLMAKTAN (HÂLÂ) UTANMAYAN BİR GÖNÜLLÜ ARANIYOR  

Coşkun BÜKTEL - 9 Eylül 2006

 

Hangisi daha gizli bir örgüttür? OYÇED Mİ, KU KLUX KLAN MI?

Coşkun BÜKTEL - 28 Kasım 2006

 

NE ÂLÂ MEMLEKET

Coşkun BÜKTEL - 24 Aralık 2006

 

OYÇED NE HAKLA AÇIKLAMA BEKLİYOR?  

Coşkun BÜKTEL - 16 Şubat 2007

 

OYÇED KİŞİLERİ VE KURUMLARI HANGİ HAKLA VE NE YÜZLE SUÇLUYOR?  

Coşkun BÜKTEL - 13 Mart 2007

 

OYÇED'İN YÜZLEŞME ÇAĞRISI ÜZERİNE 

Coşkun BÜKTEL - 19 Mart 2007

 

UTANMA EŞİĞİ 

Coşkun BÜKTEL - 24 Mart 2007

 

OYÇED'İN ONURDAN ANLADIĞI

Coşkun BÜKTEL - 28 Mart 2007